–=[Muhabbet Fedaileri]=–

Biz muhabbet fedaileriyiz. Husumete vaktimiz yoktur.

ÖnSöz

Posted by HakanBa Mayıs 17, 2007

Rabbimizin ebedî mesajı yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamber Efendimizin (a.s.m.) hadislerinde belirtilen iman ve İslâm gerçeklerini asrımızın anlayışına göre en güzel bir şekilde açıklayan ve ispatlayan Risale-i Nur Külliyatı, yaklaşık bir asırdır okunup anlaşılmaya çalışılıyor.
İlk yazıldığı yıllardan bugüne kadar Risale-i Nur’u okuyanlar çok şiddetli baskılara ve sıkıntılara maruz kaldılar.

Bu yüzden, Risale-i Nur’u okumak isteyen, birçok tehlikeyi, baskıyı ve sıkıntıyı göze almak zorundaydı. Dolayısıyla onu okumak ve anlamak için bir dizi olumsuzluğa katlanmak, bir o kadar sıkıntıyı çekmek gerekiyordu. Bu eserlerin baskısı bile bin bir güçlükle yapıldığı için okumak isteyen bir kimsenin kitap bulması bile zordu. Elle çoğaltıldığı dönemlerde sahip olabilmek için kendi elinizle kendiniz için bir külliyat yazmanız ya da yazan birisinden almanız şarttı. Bırakın eserlerin tümüne sahip olmayı, bir Sözler’e sahip olabilmek bile bir hazine demekti.

Şimdi ise eskiyle kıyaslanmayacak bir rahatlama söz konusu. Artık Risale-i Nur’un tamamını kolayca elde edebilmek mümkün. Üstelik bunları daha iyi anlayabilmek için yardımcı eserlerden CD’lere, güzel okuma mekânlarından internet sitelerine kadar sayısız avantajlarımız var.

Artık bu eserleri elde etmenin ve bulundurmanın bedeli öylesine ağır değil. Büyük bir rahatlama ve imkân bolluğu içinde yüzüyoruz.

Eskilerin Risale-i Nur’u okuyup anlama konusunda çok fazla mazeretleri vardı. Buna rağmen fedakârane hizmet ettiler. Bizimse nefsimizin uydurduğu bahanelerden başka hiçbir mazeretimiz yok.

Eğer iman dersleriyle dostluğumuz yıllardır sürdüğü hâlde bir türlü bu hazinedeki cevherlerin esrarını keşfedememişsek, hata sadece kendimizdedir. Demek ki insanın aklını başından alan muhteşem güzelliklerden uzaklaşmış, ilk günkü heyecan ve cevvaliyetimizi kaybetmişiz.

Çözüm yine bu eserlerin şefkatli kucağına sığınmak, içimizdeki küllenmiş ateşi alevlendirmek, coşkumuzu şahlandırmaktır.

Bu durumda Risale-i Nur’u tanıyan ve okuyup anlama özlemiyle yanıp tutuşanların kendilerine bir hedef ve metot belirleyip ısrarla çalışmalarından başka seçenekleri yok.

Geçen yıllar göz açıp kapayıncaya kadar kaybolup gitti, geleceğin de nasıl bir hızla tükeneceğini biliyoruz. Kendimizi avutmak yerine, bu iman derslerini yeni baştan ve bir yöntem belirleyerek okumaya ne dersiniz?

Bu sorumuza “Evet” diyenler için mütevazı bir metot sunuyoruz. Diyoruz ki, Risale-i Nur’u okumayı ve anlamayı her yerde, her zaman, her fırsatta dile getirelim, âdeta sürekli bir kampanya oluşturalım ve bunu bir şölene dönüştürelim.

Risale-i Nur’dan hissemizin daha çok olduğu günlere ulaşmak ümidiyle Allah’a emanet olun.

Cemil Tokpınar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: